1. Haberler
  2. Gündem
  3. Dezavantajlılık bireysel değil, toplumsal bir mesele!

Dezavantajlılık bireysel değil, toplumsal bir mesele!

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Karatay, toplumdaki dezavantajlılık konusunu değerlendirdi.

Dezavantajlı bireylerden çok dezavantajlı gruplar kavramı daha açıklayıcı

 “Toplumda ‘dezavantajlı’ bireylerin ve grupların varlığı, aslında ‘avantajlı’ birey ve grupların varlığına bağlıdır” diyen Karatay, şunları söyledi:

“Dezavantajlılık en az iki düzeyde anlaşılabilir. Birincisi insanın doğasından kaynaklanan nedenlerle ortaya çıkan dezavantajlılıktır. Engellilik, bazı ruhsal ya da bedensel hastalıklar buna örnek gösterilebilir. İkinci grup ise toplumların doğasından, eşitsiz politikalarından ve adaletsiz yapılarından kaynaklanan dezavantajlılıklardır. Şiddet gören kadınlar, yoksulluk nedeniyle kurum bakımına bırakılan çocuklar, göçmenler ve yoksul gruplar bu kapsamda değerlendirilebilir.”

Dezavantajlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir olgu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karatay, “Dolayısıyla dezavantajlılık sadece bireyle ilgili değildir. Toplumsal gruplarla da ilgilidir. Örneğin Suriyeli göçmenler ya da Roman topluluklar gibi grup halinde dezavantajlılık yaşayan insanlar söz konusudur. Bu nedenle bireylerden çok ‘dezavantajlı gruplar’ kavramı daha kapsayıcı ve açıklayıcı olabilir.” diye konuştu.

Sosyal dışlanma ruhsal çöküntüye neden oluyor

Dezavantajlı grupların yaşadığı en önemli sorunlardan birinin önyargılar ve sosyal dışlanma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karatay, “Ekonomik, sosyal ve kültürel dışlanmaya maruz kalan bireyler, kendi durumlarının normal olmadığını fark ettiklerinde çoğu zaman bunu kendi başarısızlıkları olarak görürler. Bu da suçluluk, öfke, değersizlik hissi gibi duygulara yol açar. Yani ekonomik ve sosyal bir sorun gibi görünen dezavantajlılık en çok bireyin ruh dünyasında çöküntü yaratmaktadır. Bir baskın kültür haline gelen bu söylem; dezavantajlılık halinin yaşanmasını daha da dayanılmaz kılacaktır.” şeklinde konuştu.

Her dezavantajlı grubun ihtiyacı farklı

Çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, mülteciler ve ekonomik yoksunluk yaşayan bireylerin ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Karatay, “Sosyal nedenlerle dezavantajlı hale gelen kişi grupların ihtiyaçları esas olarak ekonomik iken; yaşlılık, engellilik gibi insan doğasından kaynaklanan sebeplerle dezavantajlı hale gelen kişilerin ihtiyaçları öncelikle bakım ve koruma hizmetleridir.  Ancak hem engelli hem yoksul olunması durumunda ihtiyaçlar daha karmaşık ve çok katlı olabilecektir. Kamuya esas büyük yük bu gruptan gelmektedir.” ifadesinde bulundu.

Toplumsal farkındalık için medya ve eğitim kritik rol oynuyor

Toplumsal farkındalığın artırılmasında aileye, eğitim kurumlarına ve medyaya önemli görevler düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Karatay, “Toplumsal farkındalık esas olarak dezavantajlı halde olan kişi ve grupların bu durumlarının kendi bünye ve şartlarından bağımsız olduğu bilincinin yayılması; insanların içinde bulunduğu dezavantajlılık durumunun kişisel tercihleri imiş gibi görmemeleri ve kendilerine karşı dışlayıcı, etiketleyici (stigmatize) bir dil kullanılmaması hepimizin ortak görevidir. Toplumda egemen söylemler ayrımcılıkta çok etkili olacağından; medya ve kamuoyunda yapılacak bilgilendirilmeler yargılayıcı, dışlayıcı dilin azalmasında da çok etkili olacaktır.” dedi.

Empati dezavantajlılığı ortadan kaldırmaz ama dayanışmayı artırır

Empati kültürünün toplumdaki sosyal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade eden Prof. Dr. Karatay, “Empati kültürü dezavantajlılığı ortadan kaldırmaz; ancak onlara yönelik söylemin azalması ve bu grupların anlaşılması, kendileriyle daha fazla ilişki kurulmasına ve dayanışmanın artmasına aracılık edebilir. Empati sadece dezavantajlılık koşullarında değil; bütün insan ilişiklerinde anlayış ve hoşgörüye dayalı bir kültürün gelişmesine katkı sunabilir.” diye konuştu.

“Yardım alan kişi” etiketi yeni eşitsizlikler doğuruyor

Dezavantajlı bireylerin yalnızca “yardım alan kişiler” olarak görülmesinin ciddi sorunlara yol açtığını belirten Prof. Dr. Karatay, şöyle devam etti:

“Toplumda ‘yardım alan’ diye söylemsel kategoriler aslında dışlayıcı pratiklerin varlığına işarettir. Kendisinin yardıma muhtaç olarak kodlandığının farkında olan bireyler, bununla övünmezler; aksine utanırlar ve bu durumu en yakınlarından bile gizlemeye çalışırlar. Yardım alan kişi yardım veren kişi ya da kurum karşısında çoğu kez zayıf olandır ve dışlanandır. Eşitsiz bir ilişki vardır aralarında. Yardım etmek kadim ‘armağan’ kültüründe olduğu bir karşılık beklenen verme şeklidir. Yardım alan kişi, yardımdan sonra daha bağımlı ve istenen yönde hareket etmek baskısı altında hisseder kendini. Bağımsız, kendi kendine yeten birey vasfı yaralanmıştır önemli oranda.”

Çözüm evrensel ve kapsayıcı kamusal hizmetler

Prof. Dr. Karatay, toplumun kırılgan gruplara yönelik daha kapsayıcı bir yaklaşım geliştirebilmesi için sosyal yardımlardan çok hak temelli politikaların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı: 

“İdeal olan insanları ‘kırılgan’ ve ‘kırılgan olmayan’ diye gruplara ayırmadan ‘herkese’ asgari düzeyde yaşam imkânı sağlayacak evrensel kamusal hizmetler sağlanmasıdır. Bunun için herkes için yeteneğine uygun erişilebilir eğitim imkanlarının sağlanması, herkes için erişilebilir koruyucu ve tedavi için sağlık hizmetleri, ulaşım imkanları, rekreasyon alanları yaratılmasıdır. Kamusal hizmetleri meta alanın dışına çıkarılarak kamu tarafından kapsayıcı koşullarda sağlanması durumunda, mevcut koşullarda karşılaşılan birçok sosyal sorun olmayacaktır.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Dezavantajlılık bireysel değil, toplumsal bir mesele!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ne Dersin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin